Meclis’te süreç mesaisi: Gözler Öcalan’ın görev alacağı komisyonda

TBMM’nin 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlamasına günler kala, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında oluşturulan kurul ve alt komisyonların çalışma modeli netleştirilmeye çalışılıyor. Dört alt komisyon arasında en fazla dikkat çeken başlık ise Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu. Abdullah Öcalan’ın bu komisyonda görev alacağı yönündeki kulis bilgisi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un açıklamasıyla da gündeme geldi.

Meclis’te gözler dört alt komisyonda

Çözüm sürecinin yasal zemininin oluşturulmasının ardından gözler şimdi TBMM’nin yeni yasama yılında atacağı adımlara çevrildi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu, çalışmalarını dört alt komisyon üzerinden sürdürecek.

Kurul bünyesinde Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon, İzleme ve Tespit, Sosyal Uyum ve Bütünleşme ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon alt komisyonları oluşturuldu. Dört komisyonun kurulması kararı 24 Ağustos’taki ilk toplantıda alındı. Ancak komisyonların çalışma usul ve esasları, görev alanlarının nasıl uygulanacağı ve hangi kurum, kişi ve siyasi temsilcilerin çalışmalara dahil edileceği konusunda hazırlıklar sürüyor.

En kritik başlık: Silahsızlanma komisyonu

Sürecin en dikkat çeken ayağını ise Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu oluşturuyor. Komisyonun, silah bırakma ve fesih sürecinin yanı sıra sürecin siyasi ve stratejik boyutuna ilişkin çalışmalarda rol üstlenmesi bekleniyor. Meclis kulislerinde bir süredir Abdullah Öcalan’ın da bu komisyonda görev alacağı konuşuluyordu.

Bu konudaki belirsizlik yapılan açıklamayla önemli ölçüde ortadan kalktı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Öcalan’a Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görev verileceğini açıkladı.

Daha önce de DEM Parti kaynakları, Öcalan’ın kurulacak silahsızlanma ve siyasallaşma mekanizmasında yer alacağını belirtmişti. Ancak hükümet kanadından bu konuda uzun süre ayrıntılı bir resmi çerçeve açıklanmamıştı.

Diğer komisyonların görev alanları

Sürecin hukuki boyutunu Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu’nun yürütmesi öngörülüyor. Bu komisyonda Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların çalışmalarının öne çıkması bekleniyor. İzleme ve Tespit Alt Komisyonu’nda ise Meclis’te bulunan siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi üzerinde duruluyor. Meclis kulislerinde, siyasi partilerin bu mekanizmada yer almasının yanı sıra ayrıca TBMM bünyesinde bir izleme mekanizması oluşturulabileceği de konuşuluyor.

Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu’nun gündeminde ise toplumsal uyum başlığının bulunması bekleniyor. Bu alanda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili kurumların katkı sunması planlanıyor.

Partilerin gündeminde hukuk ve demokratikleşme var

Meclis’teki siyasi partilerin süreçle ilgili hazırlıkları yalnızca silahsızlanma başlığıyla sınırlı değil. Çerçeve yasanın uygulanmasıyla birlikte hukuki düzenlemeler, infaz rejimi, yerel yönetimler ve yargı kararlarının uygulanması gibi başlıkların da gündeme gelmesi bekleniyor.

Özellikle muhalefet partileri açısından AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, kayyım uygulaması ve yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeler sürecin demokratikleşme boyutunun temel başlıkları arasında gösteriliyor.

Partiler ayrıca sürecin Meclis denetimi altında, şeffaf ve siyasi partilerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Böylece silahsızlanma ve sonrasındaki hukuki adımların yalnızca yürütme organlarının kararlarıyla değil, parlamentodaki siyasi iradenin katılımıyla ilerlemesi hedefleniyor.

“MGK beklenmesin” tartışması

Süreçte bir başka kritik başlık ise uygulama takvimi. Yürürlükteki yasa, bazı hukuki sonuçların doğmasını PKK/KCK’nin fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartına bağlıyor. TBMM’nin yayımladığı kanun teklifinin resmi özetinde de bu mekanizma açık biçimde yer alıyor.

Buna karşılık siyasi kulislerde, Meclis ve ilgili kurumların hazırlık çalışmalarının MGK kararını beklemeden başlatılması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Bu görüşe göre hukuki ve idari hazırlıkların erkenden tamamlanması, uygulama aşamasına geçildiğinde zaman kaybının önüne geçebilir.

Meclis’in rolü büyüyor

Yeni yasama yılıyla birlikte tartışmanın ağırlık merkezinin yeniden TBMM’ye kayması bekleniyor. Süreç açısından Meclis’in yalnızca yasa çıkaran bir kurum olarak değil, uygulamayı izleyen ve siyasi partilerin sürece katılımını sağlayan temel mekanizmalardan biri olması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu nedenle 1 Ekim sonrasında yalnızca komisyonlarda görev yapacak isimlerin değil, komisyonların çalışma yöntemlerinin, karar alma mekanizmalarının ve kamuoyuna bilgi aktarımının da netleşmesi bekleniyor.

DEM Parti’den “Meclis toplansın” çağrısı

Parti, ekonomik kriz, akaryakıt zamları ve Borsa İstanbul’daki sert düşüşe ilişkin hükümetin yanı sıra TBMM ve siyaset kurumunun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. DEM Parti, Meclis’in gerekli tedbirleri görüşmek üzere olağanüstü toplanmasını istedi.

Böylece Meclis’in yeni yasama yılı öncesinde siyasi gündem iki ayrı başlıkta yoğunlaşıyor: Ekonomiye ilişkin acil tedbir tartışmaları ve çözüm sürecinin yeni aşamasında parlamentonun üstleneceği rol. 1 Ekim sonrasında ise gözler, dört alt komisyonun çalışma biçimlerinin kesinleşmesine ve özellikle Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’ın nasıl ve hangi çerçevede görev alacağının somutlaşmasına çevrilecek.

The post Meclis’te süreç mesaisi: Gözler Öcalan’ın görev alacağı komisyonda first appeared on .